Nasıl her kadını elde etmek

Eğer bir kadını elde etmek ve kalbini fethetmek isterseniz yapmanız gereken şey onun her istediğini yapmamak ve zor bir erkek olmaktır . Diğer erkeklerden farklı olmanız gerekir . Çekici kadınlar bir çok erkekten ilgi görürler ve bu erkeklerin yaklaşımlarının çoğu aynıdır . Çift karakterli ve değişime açık olarak bilinen ikizler erkeğinin bu değişimine ayak uyduran kadınlar, bu burçtaki erkeklerin ilgisini çekmeyi başarabilir. Aşık olmaya her an hazır olan ikizler erkeğini elde etmek kolay olsa da, sağlıklı bir ilişki yürütmek oldukça zordur. Bu nedenle ilk aşamada kadının ikizler erkeğine karşı emin adımlarla ilerlemesi ve kurulacak ... Akrep kadınını etkilemek, aşık etmek ve elde etmek için yapılması gerekenler Ꙩ Amacınız elde etmek değil sevdiğinizi dile getirmek olsun. Ꙩ Akrep kadını kendisini elde edilmek üzere hedefe konulmuş bir insan olduğu hissine kapılırsa şiddetle tepki gösterecektir. Her konuda olduğu gibi aşkta da hırslı olan bu kadını elde etmek oldukça zordur. Eğer sizi istemiyorsa, ona sahip olmanız kesinlikle mümkün değildir. Fakat sizi istiyorsa, aşıksa ... Her kadını/erkeği elde etmek için 4/4'lüğe yakın bir şey olmak gerek. Dış görünüş ya da eğitim/kültür tek başına yetmiyor. Kadınları anlayamadığında yakınan Türk erkeği nasıl tüm kadınları elde edebilecek donanıma sahip olabilir? Partneriyle her anlamda ilişki yaşamak, tüm duygularına sahip olmak, en fazlasını görmek ister. Aslan burcu erkeği bir kadına yaklaşmak istediğinde kimse ona karşı koyamaz. Elde etmek istediği kadını mutlaka elde edecektir. üzerinde biraz düşününce, birkaç kadın üzerinde 1 ayı aşmayacak şekilde denemeler, testler yapınca aslında ne kadar doğru olduğu ortaya çıkan iddiadır, bizzat benim iddiamdır. hiç kimse, hiçbir erkek çıkıp da 'ya kadınları anlamak zor, onları çözemiyoruz', 'bir kadını elde etmek için yıllar gerekiyor', 'kadınlar çok karmaşık yha' gibisinden laflar etmesin ... 16 saatlik eğitimle istediğin kadını elde et! ... Erkekler istediği kadını nasıl elde eder? ... “Günün manşetlerini ve en çok okunan haberlerini her sabah e-postanızdan takip etmek ... 7- Size aldığı hediyeleri mutlaka yanında kullanın.Bu ona ne kadar çok değer verdiğinizi gösterir. 8- Toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer verme konusunu hafife almayın.Bu hareketiniz sizin ne kadar nazik biri olduğunuzu kanıtlar. 9- Kapıyı kadın ya da erkek herkese açın ki ne kadar kibar olduğunuzu görsün. 10- Eğlenceli aktivitelere katılın. Akrep kadınını etkilemek, aşık etmek ve elde etmek için yapılması gerekenler 〉 Amacınız elde etmek değil sevdiğinizi dile getirmek olsun. 〉 Akrep kadını kendisini elde edilmek üzere hedefe konulmuş bir insan olduğu hissine kapılırsa şiddetle tepki gösterecektir.

İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*]

2020.08.09 01:08 karanotlar İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*]

Sibel ÖZBUDUN ,
AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa İsyanı” ile karşı karşıya.
İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*]
“burada daha ne kadar öleceğim?
yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak
bulutu haraca kestiğiniz yerde?”[1]
AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa İsyanı” ile karşı karşıya.
Şu sıralar bayraktarlığını Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ın yaptığı “İsyan”, AKP etrafında kümelenen tarikat ve cemaatlerden, Akit ve Yeni Şafak yazarlarına, MÜSİAD erkânından, cep telefonunda Tayyip Erdoğan’ın özel numarası kayıtlı “hatırlı” kişilere, İslâmcı camia içinde yaygın bir destek bulmuş gözüküyor.
Türkiye Düşünce Platformu tarafından hazırlanıp Mayıs 2020’de Cumhurbaşkanına sunulan, imzacıları arasında “ağır toplar” bulunan “İstanbul Sözleşmesi’ne Yönelik Hukuki ve Psikososyal Değerlendirme Raporu” “isyan”ın “Manifesto”su niteliğini taşıyor. Murat Yetkin’in listelediği hâliyle, “Platformun ‘Yüksek İstişare Kurulu’ üyelerinden oluşan imzacılar arasında Cumhurbaşkanının Başdanışmanlarından AKP eski Artvin Milletvekili İsrafil Kışla var örneğin, MÜSİAD’ın kurucu başkanı, ‘İslâmi burjuvazi’ tezinin müellifi Erol Yarar var. Tanıtmaya gerek olmayan bir isim Emine Şenlikoğlu. Abdurrahman Dilipak’ı da tanıtmaya gerek yok, Akit yazarı. Taşkın Koçak da Akit yazarı. Hasan Çetinkaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İmam Hatip Lisesinden hocası. Yusuf Ziya Kavakçı, hâlen Türkiye’nin Kuala Lumpur Büyükelçisi Merve Kavakçı ve AKP Milletvekili Ravza Kavakçı Kan’ın babaları. Resul Tosun da eski AKP Milletvekili, Yeni Şafak yazarı. Ve Raşit Küçük, Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi Başkanı. Adeta rüya takımı.”[2]
Dediğim gibi, bu “rüya takımı”nın İstanbul Sözleşmesi’ne karşıtlığı, cemaat-tarikat müdavimi tabanda ciddi bir karşıtlık buluyor. “Ne yani, bize serkeşlik eden kadınlarımızı, gözü dışarıda kızlarımızı (Kur’an’da yeri olmasına rağmen) ıslah edemeyecek miyiz?” ya da “Sözleşme eşcinselliği özendiriyor”dan başlayıp, “Bu sözleşmeyi hazırlayan Batılı çevrelerin hedefi, bizim (Müslüman) kültürümüzü, aile yapımızı vb. yok etmektir; alkolizm onlarda, eşcinsellik onlarda; onlar kendilerine baksınlar”a dek uzanan bir homurtular bulamacından beslenen bir zihniyet dünyasından. Ve bununla rezonans içinde.
“İsyancılar”ın itirazları birkaç noktada odaklanıyor:
  1. Sözleşme, feminist bir kategori olan(?) “toplumsal cinsiyet” kavramı üzerine temellenmekle, cinsiyet görüngüsünü “toplumsal/ kültürel olarak belirlenen bir hâle indirgiyor, bir başka deyişle, “fıtrat”ı es geçiyor.
  2. Şiddeti yalnızca erkekler tarafından, yalnızca kadınlara uygulanan bir olgu olarak sunarken, bir yandan da onu “psikolojik, fiziksel, ekonomik, cinsel” veçheleri olan çok geniş kapsamlı bir olgu olarak belirsizleştiriyor.
(“Psikolojik şiddet, kavramı çok geniş bir kavram. Erkeğin sesini yükseltmesi, sinirlenmesi, kızdığı zaman ters ters bakması ya da ağır bir söz söylemesi… hepsi bunun içine dahil. Kadın bunları kocasına yaptığında psikolojik şiddet sayılmıyor fakat erkek kadına yaptığında şiddet oluyor. Dünyanın en ikiyüzlü ve adaletsiz sözleşmesi bu olsa gerek.
Ayrıca özgürlüğünü kısıtlamayı özellikle belirtmişler. Erkek karısına ‘nereye gidiyorsun?’ diye sorsa ya da karısının gitmesini istemediği yer olsa suç oluyor. Erkek karısının gittiği geldiği yere karışamaz bu sözleşmeye göre. Fakat kadın kocasının gittiği geldiği yerleri karışabilir, erkeğin ailesi ile görüşmesine problem çıkarabilir, bunlar suç sayılmaz.”[3])
  1. Öte yandan, kadınların aile içinde şiddet görmesine neden olan etkenler (ki “red cephesi” bu meyanda neredeyse münhasıran “alkolizm”i vurguluyor) üzerinde sözleşmede hiç durulmuyor. Bundan zımnen çıkan sonuç, aile içi şiddet, Sözleşmede tanımlandığı üzere erkek ile kadın arasındaki eşitsizlikten kaynaklanan bir sonuç değil, her seferinde tekil ve özgül bağlamında ele alınarak çözümlenebilecek bir durum. (Akıllardaki “çözüm”, tabii ki kadının alttan alıp erkeğin suyuna giderek onu yatıştırması… Bu bağlamda Çorum Müftülüğü’nün kocasından şiddet görme kaygısını dile getiren kadına “Çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözersiniz. Akşam sevdiği şeyleri yapın, çayın yanında sakince konuşun”; veya “ ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın. ‘Nasıl istiyorsun, bilemedim. Bilsem öyle yapardım’ gibi konuşun” yollu nasihat etmesi, Niğde Müftülüğü’nün ise, “Şiddet göstermesinin sebebi ne? Erkeğin eşinden beklediği nedir? Akşam geldiğinde güler yüz, yemeğinin hazırlanması… Elinden geleni yapmana rağmen yaranamıyorsan farklı şeyler olabilir. Başka ilişkisi olabilir mi?”[4] yollu fişteklemesi boşuna değil…)
  2. Bu bağlamda, Sözleşme’de şiddet gören kadınlara arabuluculuk, hakemlik vb. girişimlerin kesin bir dille reddedilerek kadının korunmasına yönelik önlemleri vurgulanması, gerideki “sinsi” “aile birliğini bozma” niyetini ifşa ediyor. Oysa “bizim” kültürümüzde aile kutsaldır ve her ne pahasına olursa olsun, korunması gerekir. Milli Gazete yazarı Şakir Tarım’a göre, örneğin, İstanbul sözleşmesi “Türkiye’nin bekasına yönelmiş en büyük tehdittir”. Yeni Akit yazarı Ali Erkan Kavaklı ise “İthal kanunlarla aile yaşatılamaz. Sözleşme iptal edilmeli, kendi dinimizi, inançlarımızı, örf ve adetlerimizi esas alan adaleti sağlayacak, ve aileyi yaşatacak düzenleme yapılmalı”dır. Saadet Partisi Konya milletvekili ve Gençlik Kolları Başkanı Abdulkadir Karaduman’a göre de “İstanbul Sözleşmesi adı verilen ucube, adeta aile yapımızı çökertmek için kaleme alınmış bir metindir”, ve “Kim ne diyorsa desin, hangi tarafta durursa dursun, toplumu bir felakete ve uçuruma sürükleyen, haneleri birbirinden ayıran İstanbul Sözleşmesi derhâl feshedilmelidir…”
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan geri kalır mı? O da dünyada aile ve toplum dokusunun en güçlü olduğu ülkelerin başında gelen Türkiye’de, “İstanbul Sözleşmesi ve cinsiyet eşitliği projeleriyle aile yapısı ile sosyal dokunun büyük bir saldırıyla karşı karşıya” olduğu “uyarı”sını yapıyor. Bu nedenledir ki, Kaplan’a göre, “Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden derhâl çıkmalı ve ‘cinsiyet eşitliği’ gibi sinsi projeleri vakit geç olmadan kaldırmalıdır.”[5]
  1. Sözleşmenin “sinsi” amaçlarından biri, erkek ve kadın cinsiyet kimliklerini muğlaklaştırmak, buna koşut olarak eşcinselliği “meşru”, “kabul edilebilir” ve “olağan” göstermektir. “Red cephesi”nin bu mealdeki itirazları en “bilimsel”inden[6] en “maganda”sına,[7] buram buram homofobi kokuyor. İstanbul Sözleşmesi’nin bütün “günah”ı, “ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka görüşe sahip olma, ulusal veya sosyal menşe, bir ulusal azınlıkla bağ, mülkiyet, doğum, cinsel yönelim, cinsel kimlik, yaş, sağlık durumu, engellilik, medeni hâl, göçmen ya da mülteci olma durumu vb. temelinde herhangi bir ayrımcılık” yapılmasına karşı çıkmak iken[8] bu, İslâmcı muterizlerce neredeyse istisnasız, “eşcinselliği normal gösterme/ teşvik” olarak okunuyor.[9] Ve büyük bir yaygarayla karşılanıyor…
  2. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, “Red Cephesi” nezdinde Sözleşme “yerli ve milli”liğin çok uzağındadır. Örf, adet, gelenekler ve hatta dine karşı bir saldırı niteliği taşımaktadır. (Sözleşmenin 12/1. maddesinde tarafların “kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı önyargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması”na yönelik tedbirler almaya çağrılıyor. Madde 12/5’de ise, “kültür, töre, din, gelenek veya sözde ‘namus’ gibi kavramların (…) herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmaması” isteniyor.) Bu ifadeler, “kültürümüz”e ve “dinimiz”e doğrudan bir saldırı olarak görülüyor:
“Proje, Türkiye’nin insanlığa örnek olan sağlam aile yapısını yıkmayı, İslâm’ın aile anlayışını devre dışı bırakmayı amaçlamaktadır.”[10]
“Kabul edilenler gayet açık. ‘Din, gelenek, örf ve tüm diğer uygulamaları ortadan kaldırmak’…”[11]
“… ‘Taraflar, kadın erkek için kalıp rollere dayanan ön yargıları, örf ve âdetleri, gelenekleri ve tüm diğer uygulamaları ortadan kaldırmak amacıyla kadın ve erkeklere ilişkin toplumsal ve kültürel davranış modellerinde değişim sağlamak için gerekli tedbirleri alır. M.12/1’ hükmüyle, Müslüman toplumun inanç, örf, adet ve geleneklerinden gelen her tür kalıp (kadın – erkek cinsiyet) rollerde değişimin teminatı devlet olacaktır. Bir başka ifade ile 3 ve + cinslerin teminatı olacaktır devlet.”[12]
Bunlar “kadınları şiddetten korumak” gibi saf ve masum bir gerekçeden kaynaklanamaz. Geride “sinsi” bir plan, bir “Büyük Akıl” vardır. Dinimizi, kültürümüzü, aile yapımızı tarumar ederek bizi yutmak isteyen AB ve Batı emperyalizmi:
“İstanbul Sözleşmesi Batı’nın toplum yapısı ve hayat anlayışıyla şekillenmiştir. Türkiye toplumu Batı’dan farklıdır. Huzur ve barışımız için bazı konularda Batılılarla işbirliği yapılabilir; fakat kimliğimizden taviz veremeyiz. Biz, Batı’dakinden daha özgün, insanî değerlerle iç içe, manevî zenginliği olan bir aile ve toplum anlayışına sahibiz. (…) Her işimize burnunu sokan AB’ye haddi bildirilmeli; özellikle aile ve sosyal konulardaki müdahalesi önlenmelidir. Bunlar milletimize özgü özelliklerdir. Bu konudaki kararları bu ülkede yaşayanlar vermeli; mahremiyetimize leke sürülmemelidir.”[13]
“Bu ‘Aileye karşı açılan savaş’ta, BM, AB, herkes vardı. İnanılmaz paralar harcıyorlar. İçeride, MEB, Aile Bakanlığı, DİB, YÖK, bir sürü vakıf, dernek, herkes var! Yeşil Feministler bu işi çok sevdiler. Mecliste bu işler hiçbir sorun yaşanmadan, engellemeyle karşılaşmadan, yönetim yanlısı ya da karşıtı fark etmiyor, el birliği ile hemen yasalaşıyor.”[14]
“Toplumsal cinsiyet eşitliği savunan derneklere ki ülkemizde bunların çoğu din ve devlet düşmanı ve LBGT destekçisidir, sözleşme ile taraflar bunları maddi olarak besleyeceklerine söz vermişler. Anlaşıldığına göre bu din ve devlet düşmanı derneklere sadece Avrupa fonundan değil, bizim cebimizden de para akıtılıyor. Bizim paramızla bize küfrediyorlar. (…) Muhafazakâr ve dindar görünen hükumetimiz de bu sözleşmeye imza atmış. Bu sözleşme iptal olmazsa Avrupa Konseyi belki kadın haklarına aykırı diye Kur’an-ı Kerimden bazı âyetleri çıkarmamızı isteyebilir, sonuçta kabul etmişiz, isteyebilirler.”[15] “Toplumu ifsad etmek için Avrupa Birliğinden fon alan sözde kadın derneklerinin sözleri dinlendi.”[16]
“Toplumsal cinsiyet merkezli inşa edilen İstanbul Sözleşmesi, toplumsal tabanı dikkate alan eleştirilere duyarsız, tek taraflı bir metin görünümündedir. Metin bu hâliyle bir toplumu ayakta tutan kültürel değerlerin belirlediği toplumsal rol beklentisini değersizleştiren, küçük bir grubun değerden arınık rol beklentisini temel değer hâline getiren yeni bir emperyalizm türüdür.”[17]
Son örnek de Diyanet’le bağlantılı olsun. Diyanet Hak ve Adalet Sen’in zinanın suç olması için yasal düzenleme yapılması ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi için bir imza kampanyası başlattı. İmza metninde, “AB uyum yasaları çerçevesinde zinanın suç olmaktan çıkarılması ve Avrupa Konseyi’nin hazırladığı kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla imzalanan İstanbul Sözleşmesi toplum da manevi yıkıma neden olmuştur. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ve zinanın suç sayılması hususunda yasal düzenleme yapılması için Sayın Cumhurbaşkanı’nı ve Meclis’i göreve davet ediyoruz” deniliyor.[18]
“Red cephesi”nin AKP içinden bir kadın direnciyle karşılaşması, üslubun giderek bozulmasına yol açtı. Malum, iktidar partisinin sözleşmenin kotarılıp imzalanmasına katılan ya da destek veren tarafının başında kurucu ve başkan yardımcılığını yürüten Sümeyye Erdoğan’ın patronajı altındaki KADEM var. Yanısıra, grup başkanvekili Özlem Zengin, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Canan Kalsın, Dilekçe Komisyonu Başkanı Belma Satır gibi AKP’li kadın milletvekilleri,[19] kimi AKP yandaşı kadın yazarlar…
Bu kesim, utangaç bir dille de olsa, Sözleşme’ye sahip çıkan, tabanda yanlış anlaşıldığını savunan açıklamalar yaptılar. Sözleşme yalnıza kadınları değil, aile içinde şiddet gören tüm bireyleri korumayı hedefliyordu; kesinlikle eşcinselliğin meşrulaştırılması gibi bir amacı yoktu, “milli kültürümüz”e, “örf ve adetlerimiz”e ters düşen yönleri varsa, bunlar düzeltilebilirdi…
Bu “maruzatlar” dahi Red’cilerin büyük tepkisiyle karşılaştı, Sözleşme’nin İslâmcı savunucuları “yeşil feministler” olarak damgalanmaktan ve Abdurrahman Dilipak’ın ağzından Sözleşme savunucularına yönelen “Fahişeler” salvosundan nasiplerini almaktan kurtulamadılar. İşin içinde bizzat Cumhurbaşkanı’nın kızı olmasına karşın… İşin ilginç yanı, Berat Albayrak’ın “mahremiyet”ine yönelik bir ‘taciz’i tüm sosyal medyayı cendereye alan bir yasal düzenlemeyle cezalandıran mercilerin, bu salvolar karşısında büyük ölçüde suskun kalması. En azından kamuoyu önünde…
Hatta AKP’nin Meclis grubu, Red’cilerin basıncına dayanamayarak, Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un ağzından, “Nasıl girmişsek, usulüne göre çıkarız,” açıklamasını yapacaktı. Bunun üzerine gözler “en tepe”ye dikildi. Beklenen işmar, gecikmedi: “Bizim için ölçü değildir. İstanbul sözleşmesi nass değildir.”[20]
“Parti içi kavga” ya da değil; “gelenekçi İslâmcılar ile modernist İslâmcılar”ın kapışması, ya da değil; tarikatların-cemaatlerin AKP’yi köşeye sıkıştırması ya da değil… Bunlar önemli değil.
Önemli olan, hergün birkaç kadının eril şiddete kurban gittiği, kadın dövmenin bir çeşit “maço sporuna” dönüştüğü ve vahşetin ölü bedenleri parçalayıp yakarak bidona doldurduğu, üstüne de beton döktüğü bir ortamda, kadın cesetlerinin bu kayıkçı dövüşüne nasıl meze yapılabildiği… Can havliyle polise sığınan kadınların “kocandır, döver de sever de” diye evlerine yollandığı, birkaç gün sonra da yollandıkları evden ölülerinin çıktığı bir iklimde, Sözleşme’ye karşı “toplumsal cinsiyet ibaresiyle insanları cinsiyetsizleştiriyor, eşcinselliği meşrulaştırıyor” gibi “sudan” gerekçelerle savaş açmanın pervasızlığı… “Ailenin birliği, kutsallığı” adına kadınları gözden çıkartan zihniyetin özel yaşamlarımızın derinliklerine sızması… Hoyrat bir efelenmeyle önüne çıkan her engele, hatta engel algısına diş göstermesi…
AKP MYK’sının sözleşmenin kaderini görüşeceği toplantısı ertelendi. Sözleşmenin akıbeti, ölü ya da sakat bırakılmış, tecavüze uğramış, küçücük yaşta tecavüzcüsüyle evlendirilip ebedi bir cehennem yaşamına mahkûm kılınmış kadınların tümüyle dışındaki şeylere bağlı. Örneğin hazretler şu sıralar ülkenin içinde debelendiği ekonomik krizden çıkışta Batılı finans çevrelerinin desteğine önem veriyorsa, olasıdır ki Sözleşme (“Red Cephesi”nin gazını alacak birkaç küçük revizyonla) kalacak. Yok eğer Batı dünyasından topyekûn bir kopuş yeğleniyorsa, İstanbul Sözleşmesi, yüzyüze oldukları şiddete karşı devlete bel bağlayan kadınların son umutlarıyla birlikte, tarihe karışacak ve şiddete uğrayan kadınlara “kocalarının en sevdiği yemeği pişirdikten sonra çay demleyip sakin bir ses tonuyla neden öfkelendiğini sormalarını, ‘bilseydim öyle yapmazdım’ demelerini” salık veren yeni ve “yerli ve milli” bir sözleşmeyle ikame edilecek…
Şu kanaatimi bir kez daha vurgulamama izin verin: Hiçbir sözleşme, kadınların bedensel ve psikolojik bütünlüklerini, onların kendi bedenlerine, emeklerine, kimliklerine ve geleceklerine sahip çıkma kararlılıkları kadar güvence altına alamaz. Bu kararlılık ve özgüven ise ancak, mücadele içinde biçimlenecektir. Kadınlarla erkeklerin eşit, tahakkümsüz, sömürüsüz bir dünyada kendi yaşamlarını özgürce biçimlendirebilecekleri bir dünya kurma mücadelesi içinde.
Bugün sözleşmenin hayata geçirilmesi için sokaklara dökülen kadınlar, bilerek ya da bilmeyerek, bu “yeni” kadın tipini biçimlendiriyorlar. İradesini herhangi bir mercie, yetkeye teslim etmeyen, boyun eğmeyen, kendi yazgılarını ellerine almakta kararlı kadınlar… İyi ki varlar!
N O T L A R
[*] Newroz, Ağustos 2020…
[1] Nilgün Marmara.
[2] Murat Yetkin, “İşte Erdoğan’dan Fesih İsteyen İstanbul Sözleşmesi Raporu”, Yetkin Report, 23 Temmuz 2020.
[3] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[4] “Diyanet’ten Kadınlara Tavsiye: Şiddet Görürseniz Yemek ve Çay Verip Nedenini Sorun!”, 14.07.2020, https://meydan.org/2020/07/14/diyanetten-kadinlara-tavsiye-siddet-gorurseniz-yemek-ve-cay-verip-nedenini-sorun/
[5] T24, “Tartışmaların Odağındaki İstanbul Sözleşmesi’nin Tam Metni”, 28.08.2019, https://t24.com.thabetartismalarin-odagindaki-istanbul-sozlesmesi-nin-tam-metni,836883
[6] “Sözleşme hükümlerinde cinsel yönelim ve cinsel kimliğe yönelik ayrım yapılmaması adına, bu olgular legallik elde etmiştir. LGBTİ örgütleri bu sözleşmeye dayanarak, siyasi iktidarın LGBTİ haklarına dair ifadelerin ve statülerin anayasallaştırılması ve yasallaştırılması konusunda hukuki yükümlülüğü olduğunu ifade etmektedir.” (Aile Akademisi Derneği, “10 Maddede İstanbul Sözleşmesi Neden İptal Edilmelidir?”, Temmuz 2019, Bursa, s.5.)
[7] “Diğer taraftan, cinsiyet eşitliği gibi muğlak bir kavramın içine kadın-erkek ilişkileri açısından toplumlarda yaşanan en çarpık örnekleri bir torbanın içine koyup masum bir kılıfla, kadına pozitif ayrımcılık sloganları ile başlatıp toplumsal cinsiyet eşitliği maskesi ile eşcinsellik, biseksüellik gibi hastalıklı ve arızi, sorunlu ve hatta tedavi gerektiren bu eğilimli insanların bu davranışlarını, meşru, normal hatta iyi olarak lanse etme gayretlerine dönüştüğüne tanık oluyoruz.” (Ahmet Gürbüz’ün görüşleri, Mücerret, “İstanbul Sözleşmesi ile Neyi İmzaladık?”, 6 Ocak 2019, http://www.mucerret.com/dosya/istanbul-sozlesmesi-ile-neyi-imzaladik/)
[8] Sözleşme, 4. Madde, 3. Bend.
[9] “Bu madde ile cinsel tercih ve istediğin tarafa cinsel yönelimin normal kabul edilip güvence altına alınmış olduğu netleştiriliyor.” (Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189)
[10] Şakir Tarım, “Rezil Tehlike: İstanbul Sözleşmesi”, https://www.milligazete.com.tmakale/2492739/sakir-tarim/rezil-tehlike-istanbul-sozlesmesi
[11] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[12] Muharrem Balcı’nın görüşü, Mücerret, “İstanbul Sözleşmesi ile neyi imzaladık?”, 6 Ocak 2019, http://www.mucerret.com/dosya/istanbul-sozlesmesi-ile-neyi-imzaladik/.
[13] Şakir Tarım, “Rezil Tehlike: İstanbul Sözleşmesi”, https://www.milligazete.com.tmakale/2492739/sakir-tarim/rezil-tehlike-istanbul-sozlesmesi
[14] Abdurrahman Dilipak, “Dilipak’tan İstanbul Sözleşmesi’ne Tepki: Sözleşme Kadını Kocasına Karşı Koruyor da Erkeği Kadına Karşı Neden Korumuyor?”, https://tr.sputniknews.com/turkiye/201911251040687625-dilipaktan-istanbul-sozlesmesine-tepki/
[15] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[16] Doğru Haber, “İstanbul Sözleşmesi Mağdur Ediyor: Tepki Çok, Çözüm Yok”, https://dogruhaber.com.thabe625952-istanbul-sozlesmesi-magdur-ediyor-tepki-cok-cozum-yok/
[17] Aile Akademisi Derneği, “10 Maddede İstanbul Sözleşmesi Neden İptal edilmelidir?”, Temmuz 2019, Bursa, s.1.
[18] “İstanbul Sözleşmesi’nin Feshi İçin İmza Kampanyası Başlatıldı”, https://www.halk54.com/yasam/istanbul-sozlesmesinin-feshi-icin-kampanya-baslatildi-h11007.html
[19] Ayşe Sayın, “AKP’li Kadın Milletvekilleri İstanbul Sözleşmesi’nden Geri Adıma Karşı”, BBC Türkçe, 28 Şubat 2020, https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-51667766.
[20] T24, “Tartışmaların Odağındaki İstanbul Sözleşmesi’nin Tam Metni”, 28.08.2019, https://t24.com.thabetartismalarin-odagindaki-istanbul-sozlesmesi-nin-tam-metni,836883
http://rojnameyanewroz2.com/istanbul-sozlesmesi-sibel-ozbudun-15649.html
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.04 09:36 sevgilirehber Bir Erkeğin Seni Sevdiğini Nasıl Anlarsın 10 Madde

Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 1
Bir erkeğin seni sevdiğini anlamanın ilk yolu son zamanlarda yeni kıyafet giyip giymediğidir. Erkeklerin hayatlarında değişiklikler olduğunda bu ilk önce kıyafetlerine yansır. Bunu kadınlar için söylerler. Fakat kadınalar her zaman şık ve bakımlı olduklarından onların duygusal değişimlerini kıyafetler üzerinden anlamak zordur. Erkekler ise kılık kıyafetlerine genellikle önem vermezler. Son zamanlarda yeni kıyafetler giyen ve üstüne başına dikkat eden erkek mutlaka duygusal bir yoğunluk içindedir. Erkeğin şık giyinmeye başlaması sosyal ortamda çok çabuk fark edilen bir değişikliktir. Erkeğin giyim kuşamında bir değişiklik yoksa kusura bakmayın ama erkeğin hayatında aşk da yoktur.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 2
Kalabalık bir ortamda erkek ile göz göze gelebiliyorsanız erkek kesinlikle sizi seviyordur. Kalabalık bir yemek masasında, bir partide veya bir toplantıda göz ucuyla erkeği takip edin. Eğer erkek de sizi bakışları ile takip ediyorsa seviyor, demektir. Erkeğin kadını bu şekilde gözleriyle takip etmesi, onu korumak istemesindendir. Çünkü kalabalık içinde kadının güvende ve mutlu olduğundan emin olmak istemektedir. Korumak ve sahip çıkma bilindiği gibi sevginin önemli göstergelerindendir.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 3
Bir erkek son zamanlarda daha muhalif bir kişiliğe dönmüşse yani sizin yanınızda iken amirine, arkadaşlarına ve ailesine karşı çıkıyorsa bu sizi sevdiği anlamına gelir. Size iktidar sahibi ve güçlü bir karakter olduğunu göstermeye çalışıyordur. Erkekler, sevdikleri kadının yanında müthiş bir özgüvene sahip oluralar. Ne müdürleri ne de babaları onları etkileyebilir. Tam bağımsız bir birey olduğunu gösterme çabası aslında aşıkın kendisini farklı bir yolla ifade etmesidir.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 4
Erkeğin ses tonuna dikkat edilirse erkeğin sevip sevmediği hemen anlaşılır. Erkekler, sevdikleri kadınlara karşı daha alçak bir ses tonu ile konuşurlar. Seslerini yumuşatma gayretine girerler. Bazen erkeklerErkek Severse çok heyecanlandıklarında yutkunabilir ve konuşmakta zorlanabilirler. Yine konuşma sırasında erkekler konudan konuya geçerlerse ve konuştukları meseleyi bölük pörçük anlatırlarsa bu heyecanlandıklarını gösterir. Heyecanlanmak aşkın habercisidir.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 5
Erkek, bulunduğunuz yeri veya herhangi bir eşyayı “size layık” hale getirmeye çalışıyorsa sizi seviyordur. Hiçbir şeye müdahale etmiyorsa sizi önemsemiyor ve sizi sıradan biri gibi görüyordur. Oturduğunuz masayı düzenliyorsa, daha rahat oturmanıza yardımcı oluyorsa, yemeklerde daha özenli davranıyorsa size layık olmaya çalışıyordur. Özellikle size herhangi bir eşya bıraktığında eşyayı paketleme tarzı ve bırakma üslubu erkeğin kadına karşı duyguları konusunda önemli ipuçları verir.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 6
Erkeklerin inançları konusunda çok katı tutumları vardır. Bazı siyasi fikirleri, tutukları futbol takımı, çok yakın arkadaşları onlar için konuşulamaz ve tartışılamaz şeylerdir. Hiç kimse erkeklerin bu özel dünyasını eleştiremez. Bir kişi hariç: “sevdikleri kadın”. Kadın erkeğin bu özel dünyasına hafifçe dokunduğunda erkek kestirip atıyorsa sevmediği sonucu çıkarılabilir. Ama erkek bir uzlaşma yolu arıyorsa ve kırıldığını söylemekle yetiniyorsa kadın da artık erkeğin “ o özel dünya”sının bir parçasıdır.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 7
Erkekler sevdikleri kadınların yanında daha fazla zaman geçirmeye çalışırlar. Bunu çoğu zaman bilmeden yaparlar. Sevdiği kadının yanında beş dakikalık işi olan bir erkek, farkında olmadan orada yarım saat kalabilir. Çok az erkekte aşkın ilk dönemlerinde tersi bir eğilim de olabilir. Yani erkek, kadının bulunduğu ortamı hemen terk etmek isteyebilir. Ancak genel eğilim sevilen kadının yanında zamanın nasıl geçtiğinin bilinmemesi ve beklenenden uzun kalınmasıdır.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 8
Seven erkek, sevdiği kadının yanında eski sevgilisinden bahsedilmesinden hoşlanmaz. Eski sevgili konusu erkekler için yeni sevgilinin yanında asla konuşulmaması gereken bir konudur. Kadınlar erkeklerin bu konudaki hassasiyetlerini gözlemleyerek erkeğin sevip sevmediği konusunda bir fikre ulaşabilirler. Burada yeri gelmişken şunu belirtmeden de geçmeyelim ki erkekler sevdikleri kadınların eski sevgilileri hakkında konuşulmasından da müthiş derecede rahatsız olurlar. İşte bu “eskiye öfke” hali aşkın belirtilerinden biridir.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 9
Erkekler, yaptıkları iyi ve başarılı şeyleri genellikle diğer insanlarla paylaşmazlar. Çünkü onlara hayatları boyunca bir erkeğin güçlü ama alçak gönüllü olması gerektiği öğretilmiştir. Erkek son zamanlarda alçak gönüllülüğü elden bırakmışsa ve yaptıklarını bir gösteriş içinde sunma eğilimi içinde ise kadını seviyor demektir. Bir erkek, yaptıkları üzerinden kendisini göstermeye çalışıyorsa bu sevdiğini göstermektedir.
Bir erkeğin seni sevdiğini nasıl anlarsın ipucu 10
Bir erkek sizin nasıl zaman geçirdiğinizi merak ediyorsa bu ciddi bir hoşlanma belirtisidir. “Dün akşamki konsere gittin mi?” “ Hafta sonu festivalde sen de olacak mısın?” gibi sorularla kadının neler yaptığını veya yapacağını soran erkek aslında kadının yaptıklarını değil bizzat kadının kendisini merak etmektedir. Bu merak da aslında hoşlanmaktan başka bir anlama gelmemektedir.
submitted by sevgilirehber to u/sevgilirehber [link] [comments]


2020.03.27 13:33 hacibey Easy Game Cevapları (Oyunun Bütün Cevapları İçin)

Easy Game Cevapları (Oyunun Bütün Cevapları İçin)
Hızlı bir şekilde bu oyunun cevaplarını buraya ekleyeceğim. Elimden geldiğince bu bölümü güncel tutmaya çalışıyorum. Bura ile zaman kaybetmek istemiyorsanız easy game cevapları bölümünü ziyaret ederek hızlı bir şekilde tüm cevaplara liste olarak ulaşabilirsiniz. Seçim size kalmış...

https://preview.redd.it/rgkzvjc5n7p41.png?width=577&format=png&auto=webp&s=61af59e057f04aa1f8392c0720762162077832e4

1. Soru: Hangisi daha hafif?

Easy Game 1

2. Soru: Aşağıdaki gezegenlerden hangisi en büyüktür?

Easy Game 2

3. Soru: Bir çiçek yetiştir.

Easy Game 3

4. Soru: Burada kaç elma var?

Easy Game 4

5. Soru: En büyük kardan adamı seç.

Easy Game 5

6. Soru: Kartı tahmin et.

Easy Game 6

7. Soru: Nehirden karşıya geç.

Easy Game 7

8. Soru: Hangi bardakta daha fazla su var?

Easy Game 8

9. Soru: John’a yardım et!

Easy Game 9

10. Soru: Bu elmasın kaç yüzü var?

Easy Game 10

11. Soru: Şu anda saat kaç?

Easy Game 11

12. Soru: Zombi kıyametinde hayatta kalmak için yanına ne alacaksın?

Easy Game 12

13. Soru: 9 rakamını bul.

Easy Game 13

14. Soru: Para hangi elde?

Easy Game 14

15. Soru: Uyandır.

Easy Game 15

16. Soru: Bir köpek oluştur.

Easy Game 16

17. Soru: Tüm mumları söndür.

Easy Game 17

18. Soru: Kuşu özgürlüğe kavuştur.

Easy Game 18

19. Soru: Cüzdandaki paraları say.

Easy Game 19

20. Soru: Bu şekillerden bir kule inşa et.

Easy Game 20

21. Soru: Bir balık bul.

Easy Game 21

22. Soru: Bir kuş oluştur.

Easy Game 22

23. Soru: Niye bu kadar şaşırdı?

Easy Game 23

24. Soru: Hangisi deniz kızı?

Easy Game 24

25. Soru: Salyangozları kurtar!

Easy Game 25

26. Soru: Piyanoyu ortadan kaldır

Easy Game 26

27. Soru: Kediciği doyur.

Easy Game 27

28. Soru: Bilmeceyi çöz.

Easy Game 28

29. Soru: İleride bir şelale var. Salyangozu kurtar!

Easy Game 29

30. Soru: Havaya bıraktığın ilk önce hangi balon patlayacak.

Easy Game 30

31. Soru: Örgü bayanının hala yardımına ihtiyacı var.

Easy Game 31

32. Soru: Bu elmasın kaç yönü var?

Easy Game 32

33. Soru: Kodu hackleyebilir misiniz?

Easy Game 33

34. Soru: En düşük değerden başlayıp en yüksek değerle biten segmentleri seçin.

Easy Game 34

35. Soru: Hangi numarayı görebiliyorsunuz?

Easy Game 35

36. Soru: Yenilebilir bir şey yapın.

Easy Game 36

37. Soru: Kurbağayı iyileştir.

Easy Game 37

38. Soru: Tüm küpleri seçin.

Easy Game 38

39. Soru: Barbarın görevlerini tamamlayın.

Easy Game 39

40. Soru: Bozuk parayı al.

Easy Game 40
41. Soru: Eksik sayı nedir?
Easy Game 41

42. Soru: Işığı açın.

Easy Game 42

43. Soru: Kamera nereden bakıyor?

Easy Game 43

44. Soru: Eksik sayı nedir?

Easy Game 44

45. Soru: Tüm şekilleri üstlerindeki alana yerleştirin.

Easy Game 45

46. Soru: Bu nadir parayı çal.

Easy Game 46

47. Soru: Ayı sadece iki kesim yaparak mümkün olan en fazla parçaya ayırın.

Easy Game 47

48. Soru: Her masaya karpuz koyun.

Easy Game 48

49. Soru: Eşleşen bir anahtar oluşturun.

Easy Game 49

50. Soru: Üçgenleri sayın.

Easy Game 50

51. Soru: Salyangozun kazanmasına yardım edin!

Easy Game 51

52. Soru: Kaç mektup aldınız?

Easy Game 52

53. Soru: Sanatçı boyasını unuttu. Ona yardım et!

Easy Game 53

54. Soru: Hangi üç sayının toplamı 17?

Easy Game 54

55. Soru: Garip bir zar bulun

Easy Game 55

56. Soru: Fili uyandır.

Easy Game 56

57. Soru: Yanardağı uyandırın.

Easy Game 57

58. Soru: Meyveleri ve geometrik şekilleri değiştiren nesnelere dokunun.

Easy Game 58

59. Soru: Görüntüyü kapatın.

Easy Game 59

60. Soru: Şimdi saat kaç?

Easy Game 60

61. Soru: İki eşleşmeyi hareket ettirerek en büyük sayıyı oluşturun.

Easy Game 61

62. Soru: Kaç tane elma var?

Easy Game 62

63. Soru: Bir üçgen yapın.

Easy Game 63

64. Soru: Tüm zarlarla 15 puan.

Easy Game 64

65. Soru: Everest keşfedilmeden önce dünyanın en yüksek dağı hangisidir?

Easy Game 65

66. Soru: Tam olarak 3 galon su alın.

Easy Game 66

67. Soru: Balonları patlat!

Easy Game 67

68. Soru: En büyük gezegen hangisidir?

Easy Game 68

69. Soru: Eksik nesneleri konumlandırın.

Easy Game 69

70. Soru: Her iki eve zamanında nasıl ulaşıyorsunuz?

Easy Game 70

71. Soru: Kaç karpuz var?

Easy Game 71

72. Soru: Saat Dokuzu Çeyrek Geçiyor (21–15)

Easy Game 72

73. Soru: İlk denemede çıkış yolunuzu bulun.

Easy Game 73

74. Soru: Kaç numara görebilirsiniz?

Easy Game 74

75. Soru: Bir balık bulun.

Easy Game 75

76. Soru: Üç yanlış kart bulun.

Easy Game 76

77. Soru: Bir balık yakala.

Easy Game 77

78. Soru: Gerekli sıra gösterildiğinde durun.

Easy Game 78

79. Soru: Eksik sayı nedir? 176159145131171 ???

Easy Game 79

80. Soru: Tüm T şekillerini alana yerleştirin.

Easy Game 80

81. Soru: 15 saniye sayın.

Easy Game 81

82. Soru: Dikkat et! Kartal yakın!

Easy Game 82

83. Soru: Tüm zarlarla 12 puan.

Easy Game 83

84. Soru: Küçük karıncanın eve gitmesine yardım et.

Easy Game 84

85. Soru: Saat 5 saat kaçta gösteriliyor?

Easy Game 85

86. Soru: 9 numarayı bulun

Easy Game 86

87. Soru: Bu basit sorunu çözebilir misiniz?

Easy Game 87

88. Soru: Kaleyi üç el ile yok edin.

Easy Game 88

89. Soru: Denklemi doğru yapın.

Easy Game 89

90. Soru: Satın alınamayan bir şey bulun.

Easy Game 90

91. Soru: Her satırdaki sayıların toplamı 8 olacak şekilde sayıları dairelere yerleştirin.

Easy Game 91

92. Soru: Hangi cam en fazla suyu içerir?

Easy Game 92

93. Soru: Açının boyutu ne olacak?

Easy Game 93

94. Soru: Sorunlu pirelerden kurtulun.

Easy Game 94

95. Soru: Sahte bir para bulun.

Easy Game 95

96. Soru: Bir tavşan dakikada iki havuç alabilir. Bu tarladan on dakika içinde kaç tane havuç seçebilir?

Easy Game 96

97. Soru: Çıkışa ulaşın.

Easy Game 97

98. Soru: Aşağıdaki bölümü hangi yumurta kabuğu tamamlayacak?

Easy Game 98

99. Soru: Bir ağaç yetiştir.

Easy Game 99

100. Soru: Sayı dizisini bulun.

Easy Game 100

101. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaşın.

Easy Game 101

102. Soru: Hangisi deniz kızı.

Easy Game 102

103. Soru: Bulmacayı tamamlayın.

Easy Game 103

104. Soru: Balıkları kim yedi?

Easy Game 104

105. Soru: Güneş yanığı olma.A: battaniyeye birkaç kez kaydırın ve kaybolacaktır.

Easy Game 105

106. Soru: Elektrik beslemesini geri yükleyin.

Easy Game 106

107. Soru: Bir köpek topla.

Easy Game 107

108. Soru: Zombi kıyametinde hayatta kalmak için ne götüreceksin.

Easy Game 108
109. Soru: Yavru kedi besleyin.
Easy Game 109

110. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaşın.

Easy Game 110

111. Soru: Uyandır.

Easy Game 111

112. Soru: Bir yavru kedi bulun.

Easy Game 112

113. Soru: Bir kuş topla.

Easy Game 113

114. Soru: Tüm mumları üfle.

Easy Game 114

115. Soru: Bulmacayı tamamlayın.

Easy Game 115

116. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaşın.

Easy Game 116

117. Soru: Tüm çevreleri bulun.

Easy Game 117

118. Soru: Banyodan çıkın.

Easy Game 118

119. Soru: Polis memuru neden bu suçluyu tutukladı.

Easy Game 119

120. Soru: The cat has been playing with balls of yarn.

Easy Game 120

121. Soru: Astronotu Nasıl Görürsünüz

Easy Game 121

122. Soru: Salyangozları saklayın.

Easy Game 122

123. Soru: Neden bu kadar şaşırdı?

Easy Game 123

124. Soru: Dostuna bozuk para at.

Easy Game 124

125. Soru: Yavru kediyi uyandır.

Easy Game 125

126. Soru: Başyapıtı kaydedin.

Easy Game 126

127. Soru: Resme dokunun.

Easy Game 127

128. Soru: Havaya bırakırsanız önce hangi balon patlar.

Easy Game 128

129. Soru: Sanatçı ne çizecek.

Easy Game 129

130. Soru: Barbarı durdurun.

Easy Game 130

131. Soru: Eksik sayı nedir?

Easy Game 131

132. Soru: Bir balık tut.

Easy Game 132

133. Soru: Siyah ve beyaz tavşanların yerini değiştir.

Easy Game 133

134. Soru: Karınca istilasını durdur!

Easy Game 134

135. Soru: Deniz kızının lanetini kaldır.

Easy Game 135

136. Soru: Tam olarak 3 litre su al.

Easy Game 136

137. Soru: 5. saat hangi zamanı gösteriyor.

Easy Game 137

138. Soru: Mars’a git.

Easy Game 138

139. Soru: Tüccardan indirimli bir yüzük satın al.

Easy Game 139

140. Soru: Polis memuru bu suçluyu neden tutukladı?

Easy Game 140

141. Soru: Evinin anahtarını kaybettin. Ne yapacaksın?

Easy Game 141

142. Soru: Bulutta ne kadar su var?

Easy Game 142

143. Soru: Yeniden elektrik sağla.

Easy Game 143

144. Soru: Barbarı durdur.

Easy Game 144

145. Soru: Bu içecekleri hazırla.

Easy Game 145

146. Soru: Çocuk dondurmasını düşürdü. onu güldür!

Easy Game 146

147. Soru: Bu adamı kurtar.

Easy Game 147

148. Soru: Çiçeğe ulaş.

Easy Game 148

149. Soru: Barbar neden kokuyor?

Easy Game 149

150. Soru: İlk denemede bir mücevher bul.

Easy Game 150

151. Soru: Bu partideki en uzun kişi kimdir?

Easy Game 151

152. Soru: Zamanı sonsuza kadar uzat.

Easy Game 152

153. Soru: Tutuklu sandığı korkuyor dikkatini nasıl dağıtırsın?

Easy Game 153

154. Soru: Onları mutlu et.

Easy Game 154

155. Soru: Çocuk evinin yolunu bulamıyor, ormanda kaybolmuş.

Easy Game 155

156. Soru: Bil bakalım kapıyı kim çalıyor.

Easy Game 156

157. Soru: Bil bakalım papaz nerde.

Easy Game 157

158. Soru: Dairede kim yaşıyor?

Easy Game 158

159. Soru: Tüm daireleri bul.

Easy Game 159

160. Soru: Salyangoz’un çıkmasını sağlayın.

Easy Game 160

161. Soru: Altın nasıl paylaşılmalı?

Easy Game 161

162. Soru: Köstebeğin hasadı bozmasına izin verme.

Easy Game 162

163. Soru: Kaleye nasıl giriceksin?

Easy Game 163

164. Soru: Polis memuru ne istiyor.

Easy Game 164

165. Soru: Bir saat önce elması kim çaldı?

Easy Game 165

166. Soru: Bir para ağacı dik.

Easy Game 166

167. Soru: Görebiliyor musun?

Easy Game 167

168. Soru: Civciv hangi yumurtada?

Easy Game 168

169. Soru: Sanatçı tablosunu unuttu, ona yardımcı ol!

Easy Game 169

170. Soru: Şapkadan bir tavşan çıkarın.

Easy Game 170

171. Soru: Büyücüyü vur.

Easy Game 171

172. Soru: Göl yatağında ne var?

Easy Game 172

173. Soru: Kuyudan çık.

Easy Game 173

174. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaş, hareket etmek için kaydır.

Easy Game 174

175. Soru: Bu kim?

Easy Game 175

176. Soru: Küçük karıncaya eve gitmesinde yarımcı ol.

Easy Game 176

177. Soru: Motorcunun tüm dövmelerini bulun.

Easy Game 177

178. Soru: Denklemi doğru hale getir.

Easy Game 178

179. Soru: Tüm suçluları tutukla.

Easy Game 179

180. Soru: Kayıp çıkışı bul.

Easy Game 180

181. Soru: Bu yaşlı kadını atkıyı tamamlamasına yardımcı ol.

Easy Game 181

182. Soru: Barbarın kaçmasına yardım et!

Easy Game 182

183. Soru: Barbarın buluşma randevusu almasına yardım et.

Easy Game 183

184. Soru: Matematik sorusunu çöz.

Easy Game 184

185. Soru: Tüm bu insanlar nereye gidiyor?

Easy Game 185

186. Soru: Siyah küpün üstünden atla!

Easy Game 186

187. Soru: Araba ne renk?

Easy Game 187

188. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaş. Hareket etmek için kaydır.

Easy Game 188

189. Soru: Tüm elmaları kovaya koy.

Easy Game 189

190. Soru: Çalışanları barıştır.

Easy Game 190
Daha detaylı bilgi sahibi olmak ve daha fazla oyun cevabına ulaşmak için lütfen siteye uğramayı yada hiç değilse yorum yazmayı unutmayın. Sizin için bu alanı güncel tutmaya çalışıyorum. Sayenizde daha fazlasını başaracağımdan adım gibi eminim. Mutlu günler...
submitted by hacibey to Cevaplari [link] [comments]


2020.02.07 01:21 karanotlar Kadınların Kurtuluşu – 1907 – He Zhen

Kadınların Kurtuluşu – 1907 – He Zhen
https://preview.redd.it/g4cvfpitaef41.png?width=209&format=png&auto=webp&s=47dda2517cedc785420ce445f4031990dace3fb4
Çin’deki anarşist fikirlerin izi ilk Taocu filozoflara dek sürülebilir. Yirminci yüzyılın başlarında, anarşist fikirler Çin’de Çinli entelektüeller ve yurtdışındaki öğrenciler arasında yeniden dolaşmaya başladı. He Zhen, 1907’de Sosyalizm Çalışmaları Topluluğu’nu birlikte kurdukları eşi Liu Shipei (1884-1919) ile Tokyo’da yaşayan ilk Çinli anarşist feministti. Birlikte ilk Çince anarşist mecmualardan biri olan Natural Justice’i [Doğal Adalet) yayımladılar Çin toplumunda kadının konumu Çinli anarşistler için önemli bir konu haline geldi. O zamanlar, ayak-bağlama ve cariyelik hâlâ yaygın uygulamalardı. Aşağıdaki pasajlar onun ilk olarak Eylül ve Ekim 1907’de Doğal Adalet’te yayımlanan “Kadınların Kurtuluş Sorunları” adlı makalesinden alınmıştır. Çeviri Oregon Üniversite¬si Tarih Bölümü’nden Hsiao-Pei Yen tarafından yapılmıştır.
SON BİRKAÇ BİN YILDA DÜNYA… sınıf hiyerarşisi tarafından kurulmuş ve erkeklerin egemenliğindeki dünyadır. Dünyayı daha iyi hale getirmek için, erkek egemenlik sistemini saf dışı bırakmamız ve eşitliği uygulamamız gerekiyor, böylece erkekler ve kadınlar dünyayı paylaşacaktır. Tüm bu değişimler kadın kurtuluşu ile başlar. Binlerce yıldır, Çin’in toplumsal yapısı kadını boyun eğen köleler haline gelmeye zorlamıştır. Eski zamanlarda kadına erkeğin mülkü gibi davranıldı. Sefahati engellemek için, erkek, cinsiyetler arasındaki farklılıkları vurgulayan ahlaki öğretileri kurdu. Zaman boyunca, erkek ve kadın arasındaki fark doğal bir yasa olarak görüldü. Kadın kendi özel alanıyla yetindi, ender olarak seyahat edebildi… Kadının sorumluluğu çocukları yetiştirmekle ve hane halkını çekip çevirmekle sınırlandırılagelmiştir.
Çin dini nesillerin atalarının ruhunu taşıdığına inanır, böylece insanlar üremenin ölümsüzlüğe ulaşma yolu olduğunu düşünür. Çin politik sistemi çocuklara mülkiyetmiş gibi davranır, dolayısıyla insanlar üremeyi zenginlik elde etme aracı olarak düşünür. Bu yüzden, erkeğin cinsel zevkini destekleyen hem dini hem de politik sistemle, erkek kadına, insan üremesinin bir aracıymış gibi davrandı. Üstelik, Çinli erkek önemsiz ev işleriyle ilgilenmeye nadiren isteklidir: Bunun yerine, hem bütün fiziksel işleri hem de çocuk bakımını kadınlara yaptırırlar. Çocuk yetiştirmeyi ve hane halkını idare etmeyi kadının müebbet mesleği yapan başka nedenler de vardır. En başta, erkek kadına özel mülkiyeti gibi davranır.
İkinci olarak, modern zamanlar öncesindeki düşük yaşam standartları, tek başına erkek emeğini aileyi beslemek için yeterli kıldı, bu yüzden varlıklı ailelerin kadını çocuk yetiştirmek ve ev işlerini idare etmek dışında nadiren çalıştı. Bu yüzden, kölelik ve aylaklığın bütün kötülükleri kadının etrafında toplanır… Genellikle sadece fakir ailelerdeki kadınlar, yaşamak için kendilerine bel bağlarlar. Tarlalarda çalışırlar; hizmetçi olarak ücretli çalışırlar; en kötüsü, fahişe olurlar. Bu kadınlar, fiziksel olarak daha az sınırlanmış olmalarına rağmen, asla ruhsal kurtuluşa erişemezler. Gerçekte, fiziksel özgürlüğü elde eden kadın aslında en fazla sömürülen, en fazla aşağılanan ve en fazla küçük düşürülen kadındır…
Erkek kadının kurtuluşundan kaçınmak ister, çünkü kurtuluşun kadının karmakarışık davranışlarına neden olacağından korkar. Erkek kadın üzerine ne kadar fazla sınırlama koyarsa, kadının günaha yönelik arzuları o denli güçlü hale gelir. Hırsızlığın yasaklanmış olmasına rağmen, hırsız bir kere bir objenin değerini anladığında çalma arzusunun sadece güçlenmesine benzer şekilde, kadın da, kendini sınırlamamaya yönelik herhangi uygun bir fırsatı kavrayacaktır. Bunun için, özgürlük değil kapatılma ve sınırlandırılma kadının eşini aldatmasına neden olur. Çinli insanlar özgürlüğün kadını karmakarışık yapacağını nasıl söyleyebilir? Gerçek nedeni anlamıyorlar. Kadının özgürlüğüne ne kadar yasak koyarlarsa, kadın ahlakı da o denli dejenere hale gelir. İşte bu nedenle Çinli kadın gelişemiyor… Gerçek özgürlük, bütün sınırlamalardan tam bağımsızlık anlamına gelir. Günümüz Batı evlilik sistemi iktidar, zenginlik, ahlak ve yasa koşulları tarafından sınırlanır. Evliliğin gönüllü olduğunun söylenmesine rağmen, Batıdaki bütün erkekler ve kadınlar sadece sevgi için mi evlenir? Erkekler kadınları sıklıkla zenginlikleri ile baştan çıkarır; varlıklı ailelerden kadınlar da daha fazla talibi çekebilir. Hatta bazı durumlarda, zengin erkek fakir kadını kendisiyle evlenmeye zorlar. Bu, evliliğin zenginlik üzerinden sınırlandırılmasıdır. Bazı durumlarda, erkek kendi ilerlemesinin bir aracı olarak, prestijli geçmişi olan kadınla evlenir; diğer durumlarda, prestijli erkek düşük sosyal statülü kadınla sınıf farklılıklarından dolayı evlenemez. Bu, evliliğin iktidar üzerinden sınırlandırılmasıdır. Basitçe söylemek gerekirse, özgür evlilik yoktur!… Yasa ile yönetilen modern toplumlardaki kadınlar, erkeklerle aynı eğitimi almalarına rağmen, nadir olarak siyaset bilimi ve hukuk okuma şansına sahip olurlar, orduya veya polis akademilerine kaydolma şanslarından bahsetmek bile gereksiz. Bürokrasi ile yönetilen modern devlette kadının erkekle eşit fırsata sahip olduğunun söylenmesine rağmen, kadınlar memur olamazlar. Cinsiyet eşitliği sadece lafta kalır.
Kadının kurtuluşu, kadına gerçek eşitliğin ve özgürlüğün zevkini getirmelidir. Batı sistemi kadına sadece lafta kalan özgürlük ve eşitliği getirir. Sahip olduklarını iddia ettikleri özgürlük gerçek özgürlük değil, sahte özgürlüktür! Eşitlik, sahte eşitliktir! Gerçek özgürlük olmadan, kadın tam gelişmişlikten mahrum kalır; gerçek eşitlik olmadan hiç kimse insan haklarından yararlanamaz. Asyalı kadın, Batı medeniyetinin gelişimine hayranlık duyarak, Batılı kadının kurtulmuş olduğuna ve erkekle tam özgürlüğü ve eşitliği paylaştığına inanıyor. Batılı kadının ayak izlerini takip etmek istiyor. Yazık! Kadın devrimi çağında olduğumuz için kadının sadece sahte özgürlüğe ve sahte eşitliğe sahip olmasını istemiyorum; kadınların gerçek özgürlüğe ve gerçek eşitliğe ulaşacağım şiddetle umut ediyorum! Son yıllarda, insanlar Çin toplumunda kadının kurtuluşunu aramaya başladılar. Kadının kurtuluşu aktif olarak veya pasif olarak başarılabilir. Kurtuluşa aktif olarak ulaşmanın anlamı nedir? Bu, kadınların kendi kurtuluşları için mücadele etmesi ve onu savunmasıdır. Kadın kurtuluşuna pasif olarak ulaşmanın anlamı nedir? Kurtuluşun kadına erkek tarafından bahşedilmesidir. Bugün Çinli kadının kurtuluşu genel olarak pasif yoldan teşvik ediliyor. Kadın kurtuluş hareketinin savunucularının çoğu erkek olduğunda, kadınlar erkekler kadar kazanç sağlamaz. Geçmişte bütün kalbiyle kadının kapatılmasını ve sınırlandırılmasını destekleyen erkek, neden son yıllarda kadın kurtuluşunu ve cinsiyet eşitliğini destekliyorlar? Bunun için üç açıklama vardır. İlki, Çin erkeğinin çıplak iktidara tapınmasıdır. Çin’in, Avrupa, Amerika ve Japonya gibi dünyayı medenileştiren başlıca güçlerin sistemini izlemesi gerektiğine inanıyorlar. Eğer Çinli erkekler, karıları ve kız çocukları için ayak-bağlama uygulamasını yasaklayarak onları okula gönderseler ve onları eğitseler, Çin’in medeni olduğu düşünülecek. Çinli erkekler ve aileleri, uygarlık ününün zevkini çıkaracaklar. “Medeni” erkekler kendi “medeni” kanlan ve kız çocuklarıyla kamusal alana çıktıklarında, başarıları için alkışlanacaklar. Bu erkekler kadın kurtuluşunu kadınların hatırı için mi teşvik ediyorlar? Kadınları sadece kendi ünlerine ulaşmak için kullanıyorlar. Onların bencil kaygıları, kadınlara kendi özel mülkiyetleri olarak davrandıklarını kanıtlar. Eğer kadın gelişiminin onların şöhreti üzerine etkisi olmasaydı, kadın kurtuluşu ile bu denli ilgili olmayacaklardı. Çinli erkeğin kadını özelleştirmesi, kendisini ilk kez eski geleneksel toplumda kadınları sınırlama çabalarında göstermişti; artık kendisini Batı modeli üzerinde kadın özgürlüğü için verilen destekte gösteriyor. İkinci olarak, Çinli erkeğin kadın özgürlüğünü teşvik etmesi, Çin’in ekonomik durgunluğuyla alakası var. Orta-sınıf aileler kadın üyelerini beslemekte zorluk çekiyor.
Erkekler kadının sınırlandırılmasından bir şey elde etmediklerinin, hatta bu sınırlandırmanın ekonomilerini enkaza çevirdiğinin farkındalar. Bunun için kadın bağımsızlığını savunuyorlar ve kadının erkeğe ekonomik bağımlılığının onların en büyük düşmanı olduğunu görüyorlar. Çinli erkekler kız çocuklarını kız okullarına girmeleri için cesaretlendiriyor. Daha az varlıklı ailelerden kadınlar nakış, örgü, dikiş ve aşçılık gibi el sanatları öğreniyorlar. Şanslı olanlar öğretmen okullarına giriyor. Daha gelişkin kadınlar, düzenli müfredat dışında eczacılık ve fen gibi profesyonel eğitim alıyorlar. Erkekler kadınların eğitimini onların iyiliği için değil, kendi iyilikleri için teşvik ediyorlar. Mezuniyetlerinden sonra kadınlar öğretmen veya becerikli işçiler olarak kendi yaşam gereksinimlerini karşılayabilirler. Hem de ailelerine bakmaya mecbur kalırlar. Kızlarıyla birlikte ailenin mesuliyetini paylaşırlar, hatta eve en fazla ekmek getiren olurlar, erkekler daha fazla boş zamanın zevkini çıkarır veya paralarını metreslerine ya da fahişelere harcayabilirler. Erkekler herhangi bir sınır olmadan zevk sürmeye devam ederlerken, kızları çetin yaşam koşullarının ıssızlığında acı çekerler. Erkek, kadının bağımsızlığını kendi çıkarları yüzünden savunur, işte bu, Çinli erkeğin kadın kurtuluşunu teşvik etmesinin ikinci nedenidir.
Üçüncü neden, Çinli erkeğin ailesine değer vermesi ve çocuklarından büyük beklentileri olmasıdır. Ancak, kendi başına ev işlerini yönetme ve çocukları yetiştirme göreviyle başa çıkmak için yeterli ve uygun değildir. Kadının sorumluluk almasını isterler. Bu yüzden, ev ekonomisi Çin’deki kız okullarının en popüler konusu haline gelmiştir. Çin’de yeni kurulan parti (Devrimci Güç Birliği) bile, ev içi eğitimin tüm eğitimlerin temeli olduğunu iddia eder. Bu şu anlama gelir; medeni bir kadın ev işlerini geri kalmış bir kadından daha iyi halledebilir; medeni bir kadın çocuklarını geri kalmış bir kadından daha iyi eğitebilir. Aslında, aile erkeğe aittir, bu yüzden aileyle ilgilenmek erkeğe hizmet etmek gibidir; çocuklar da erkeğe aittir, çünkü annelerinin yerine babalarının soyadını alırlar. İşte bu nedenledir ki, erkek kadını kendi amaçları için kullanmak ister. Sonuç olarak, üstteki üç neden erkeğin kadın kurtuluşundan bencilce yarar sağladığını gösterir. Kadının bağımsızlığını elde etmesine ve onun medenileşmesine yardım ettiğini iddia eder; fakat, kadınlara kurtuluş umudu verirken aslında onları sıkıntılar içine sokar. Geleneksel toplumda, erkek kadından daha üst statüye sahipti, fakat kadın daha fazla boş zamandan ve fiziksel özgürlükten yararlanırdı; günümüz toplumunda, erkek hâlâ kadından daha üst seviyede, fakat bu kez kadın erkeğin işlerini paylaşıyor ve erkek de kadınların zevklerinden yararlanıyor. Kadınlar erkek tarafından kullanılmaktan neden mutlu olsun ki? Aptal kadınlar, kadın kurtuluşunu başlattıkları için erkekleri yere göğe sığdıramıyorlar. Bu kadınlar, Mançu meşrutiyetçilerini yere göğe sığdıramayanlarla tam da aynı şeyi yaptıklarının farkında değiller. Mançu bir anayasa tasarlamıştı, fakat halka politik güç vermeye istekli değildi. Aynı şekilde, erkeğin kadın kurtuluşunu teşvik etmesi de, kadınların gerçek gücü erkeklerin ellerinden alacakları anlamına gelmez. Her işi erkeklerin yapması gerektiğini söylemiyorum, veya kadın haklarının genişletilmemesi gerektiğini ve kadınların görevlerini isteklice yerine getirmeleri gerektiğini öne sürmüyorum. İleri sürdüğüm şey, kadın hakları hareketinin erkek tarafından bahşedilmesi değil, kadın tarafından kazanılması gerektiğidir. Eğer kadın erkekten emir alırsa, zaten özgürlüklerini kaybetmiş demektir; eğer kadın haklarını erkekten alırsa, zaten erkeğe bağımlı olmuş demektir. Kadın kurtuluşu erkeğin yetkisinde olduğunda, erkek kadından yararlanır ve nihayetinde kadını kendi tahakkümüne maruz bırakır. Bu nedenle, kadının kendi kurtuluş yolunu, bu yolu erkeğin ona vermesine bel bağlamadan araması gerektiğini savunuyorum. Bugün Çinli kadınların tümü kendi kurtuluşlarına yönelik cevabi erkeklerde arıyorlar. Pasif bir rol almak istiyorlar, çünkü özbilinçten yoksunlar. Özbilinç olmadan, kadın erkek tarafından manipüle edilir, ama hâlâ erkeği onurlandırır. Bu kadınlar en utanmaz kadınlar değiller midir? Kadının pasif kurtuluşunun sakıncalarından bahsettim. Şüphesiz ki, özgürlük ve eşitlik için can atan ve gelenekler tarafından sınırlandırılmak istemeyen bazı Çinli kadınlar vardır. Kurtuluşun tesisi kendi iradelerince yönlendiriliyor görünüyor. Fakat, onların gerçek motivasyonunu keşfetmemiz gerekli. Gerçekte istedikleri şey, özgürlük ve eşitlik adına başıboş cinsel arzuların zevkine varmaktır. Kurtuluşu, neredeyse, cinsel arzuları serbest bırakmanın yolu olarak yorumluyorlar. Sadece, kadın toplumu dönüştürecek gücü elde edecek kadar geliştiği takdirde gerçek kurtuluşa erişilebileceğini anlamıyorlar. Kadın sadece aşkla ve seksle ilgilenirse, insanlığı kurtarma ruhu ölçüsüz arzularla yer değiştirecek ve böylece görev tamamlanamayacaktır. Bu, kadının saplantısı özgür aşkın kovalanmasından kaynaklanıyorsa mazur görülebilir. Ancak çok az Çinli kadın bu kategoriye girmektedir. Sadece bazıları bu dayanılmaz isteklere direnemez ve herhangi bir erkekle flört eder; bazıları baştan çıkartılır ve yıkılmış hale gelir. Bazısı vücutlarını para için satar; ya fahişelikle ya da zengin erkeklerle kırıtarak flört ederek para kazanırlar. Birinin para uğruna bu denli gözden düşmesi en onur kırıcı davranıştır. Böylesi bir davranışı bir özgürlük eylemi olarak adlandırabilir miyiz? Ayrıca, “kurtuluş” kelimesi aslen kölelikten özgürleşme anlamına geldiği için, fahişeler ve kurtulmuş kadın arasında nasıl bağlantı kurabiliriz? Bu kadınlar, kurtuluşu cinsel düşkünlük ile karıştırıyor, bu yüzden, bu kadınların zaten en bayağı fahişeler haline geldiklerinin farkına varmaları zordur. Bugün beyaz kadın, cinsiyet eşitsizliğinin sakıncalarını anlıyor ve cinsiyet eşitsizliğinin kökeni olarak eşitsiz güç dağılımını gösteriyor. Kadının oy hakkı için mücadele eden örgütlenmeleri oluşturuyor… Kadınların çoğunluğu hâlihazırda hem hükümet hem de erkek tarafından eziliyor. Seçim sistemi, üçüncü bir yönetici grubun, elit kadınların, takdim edilmesiyle baskısını artırıyor. Baskı aynı kalsa bile, kadınların azınlığı hâlâ kadınların çoğunluğunun irade zayıflığından yararlanıyor…
İktidardaki birkaç kadın iktidarsız kadınların çoğunluğuna hükmettiğinde, eşitsiz sınıf farklılıktan kadınlar arasında vücut bulur. Şayet kadınların çoğunluğu erkekler tarafından kontrol edilmek istemiyorsa, neden kadınlar tarafından kontrol edilmek istesinler ki? Bu yüzden, erkeklerle iktidar için mücadele etmek yerine, kadınlar erkeklerin kanunlarını yıkmaya çabalamalıdır. Erkek bir kez ayrıcalıklarından soyunduğunda kadınla eşit olacaktır. İtaatkâr kadın ve itaatkâr erkek olmayacaktır. Bu, kadınların kurtuluşudur, bu, radikal bir reformdur. Neden var olan parlamenter sistemle ve nihai hedef olarak oy hakkı hareketleriyle hoşnut olalım? Sadece, kadınlar, hareketlerini hükümete girmekten hükümetin kökünü kazımaya dönüştürdüğünde hoşnut olabiliriz!
He Zhen (Doğal Adalet, Cilt. 7-10, Eylül – Ekim 1907)
Çeviri: Nil Erdoğan, Mustafa Erata Bu yazı Robert Graham’ın ANARŞİZM: Özgürlükçü Düşüncelerin Belgesel Bir Tarihi isimli kitabından alınmıştır.
http://anarsizm.org/kadinlarin-kurtulusu-1907-he-zhen/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2018.05.15 20:34 kriptodunyasi ARCONA-ICO

İnovasyon dünyası: 21. yüzyılın nasıl tarif edilebileceği budur, çünkü neredeyse her gün yeniliklerin hayatlarımızda nasıl devrim yaptığını görüyoruz, insanlara potansiyellerini açığa çıkarmaları ve kazanmaları için son derece güçlü fırsatlar sunuyoruz. para. Son üç-beş yıl, interneti çok hızlı bir şekilde yaymış olan ve lider şirketlere sahip olmak için çok para harcayan bir kelime ile popüler hale geldi: blockchain. Blockchain tabanlı platformlar, global pazardan farklı alanlara, alışverişten sanata ve yaratıcı yazımdan oluşuyor. Arcona adlı bir Rus blokajı start-up gezegenimizde dijital topraklara sahip olmak üzeredir. Satış öncesi dönem Noel ön satışı 27 Kasım'da başlıyor, bu yüzden erken yatırımcı olmak ve büyük ikramiye ve indirim almak için sadece iki gününüz var. Arcona jetonu ekosistemdeki dijital mal ve hizmetleri satın almak için kullanılabilir. Arcone jetonu bir USD'ye eşittir. Arcona'nın en büyük özelliği, evinizden çıkmanız gerekmediği ve her şeyin PC'nizin veya akıllı telefonunuzun önünde yapılabilmesidir. Dünyanın en çok ziyaret edilen ve ziyaret edilen yerlerini seçme ve kendi dijital alanınızı oluşturma fırsatınız var. Yaratıcı yazınızla para kazanabilir, satabilir, para kazanabilir ve orijinal ve yaratıcı olmayan içeriği satabilirsiniz. Hak korumanız konusunda endişelenmeyin, çünkü blockchain tabanlı ekosistemler her zaman haklarınızı korumak ve güvenliği sağlamak için yöntemler ve araçlara sahiptir. Dijital ülkenizde bir sunum ve şov yapma olanağınız var, çünkü sizin ve kurallarınız baskın.
📷
Arcona Paris, Tokyo, Londra, New York, Pekin, Roma, Meksika, ismiyle Saint dünyada on en kalabalık şehirlerde taranır erken 2019 en erken topraklarında Dijital Land üretme işlemini başlatmak için İTO başlattı Petersburg, İstanbul ve Barselona. Ancak 2018'in ilk dönemindeki en havalı olaylardan önce Arcona, AR Viewer ve Marketplace'i piyasaya sürecek ve herkesin ödemeleri için arcon jetonlarını kullanmasına izin verildi. Danışma Konseyi Etkileyici bir deneyim ve profesyonellik, meraklıların serin ve güvenli bir platform oluşturmak için bir araya geldikleri Arcona danışmanlık ekibinde yer alıyor. Lyubov Simonova girişim sermayesi konusunda bir iş kadını ve uzman, aynı zamanda iş geliştirme ve internet teknolojilerinde de harika yeteneklere sahip. 20 yılı aşkın bir süredir internet teknolojisi projeleri inşa eden bir deneyim ile, şimdi bir Arcona danışmanlık ekibinin bir parçası. Kairat Kaliev, Cross Coin'in kurucusudur. “Astana” Uluslararası Finans Merkezi'nde FinTech yönetimini geliştirir ve projenin geliştirilmesinde uzmanlaşmıştır. Geroge Popescu, AR teknoloji platformu olan Lampix'in CEO'su ve kurucu ortağıdır. Aynı zamanda akran ödünç verme, pazar ve online kredi verme alanında bir medya şirketi olan Lending Times'ın kurucusu ve editörüdür. James Haft, eğitim, yönetim ve danışmanlık ile ilgili her konuda deneyim sahibi bir girişimci ve yatırım bankacısıdır.
Ekip her geçen gün büyüyor ve bu girişimi geliştirmek için en iyi ve en yetenekli profesyoneller ile işbirliği yapıyor ve insanlara hayallerinin dijital ülkesine sahip olma şansı veriyor. Artırılmış gerçeklik bir süre önce konuşuldu Pokemon Go olarak adlandırılan AR oyunlarının piyasaya sürülmesinden bu yana patlayıcı hale geldi, o zamandan bu yana, artırılmış gerçeklik hipnoz teknolojisine dönüştü. Arcona, artırılmış nesneler için gelir. Bu yeni girişimler, artırılmış gerçekliğin yeni bir seviyesini de içeriyor. Arcona, sanal dünyayı gerçek olanla birleştiren yerler veya mekânlar. Yani, tam olarak ne arcona. İnsanların gerçek hayatta sanal bir objeye sahip olabilecekleri bir ekosistemdir, kar elde etmek için kullanabilseler bile. Arcona'yı farklı kılan nedir Arcona sadece artırılmış bir gerçeklik değil, insanların bundan faydalanabileceği bir ortam geliştirmeye çalışır. Bu nedenle, blockchain kravat. Arcona'dan önce insanlar Dijital Arazi satın almak zorunda. Dijital Dünya, sınırlı bir dijital kaynak olarak sayılan artırılmış gerçeklik katmanlarıdır. Bu toprak, insanların sahip oldukları ya da artırılmış gerçeklikle ne yaptıklarını göstermelerine izin verir. Bu arazi özellikleri, insanların sizden uzaktaki diğer yerlerde dijital alanlara sahip olmasına izin verir, ancak bunları iyi yönetebilirsiniz. Sahip olduğunuz dijital dünya, kollarınızdaki her şeydir. Dilediğin gibi giydirebilirsin.
DAHA
Web sitesi: http://arcona.io
ANN iş parçacığı: https: //bitcointalk.org/index.php?topic=2324185.0
Telgraf grubu: https://t.me/arcona\_ico
Beyaz Kitap: https://www.arcona.io/doc/arcona\_white\_paper\_en.pdf
submitted by kriptodunyasi to u/kriptodunyasi [link] [comments]


40 SANİYEDE KOÇ BURCU KADININI ETKİLEMENİN YOLLARI Melek Gürgen Kombiniyle Herkesi Nasıl Şaşırttı! Yalanlarıyla fenomen olan Yarışmacı Sima Şerafettinova'dan OLAY 2 Gafı boga burcunu elde etmek için ufak tavsiye BAŞAK BURCUNU ETKİLEMENİN YOLLARI İSTEDİĞİNİZ HER ŞEYİ ELDE EDİN! NASIL? KAFES - Pet Türkçe Dublaj İzle HD 720P Korku, Gerilim Filmi 2020 Zafer Akıncı, kadınları ikna etme yöntemlerini anlattı evli bir kadını aşık etme büyüsü Yay Kadınları Nasıl Olur?

Burçların Kadınları Nasıl Aşık Olur?

  1. 40 SANİYEDE KOÇ BURCU KADININI ETKİLEMENİN YOLLARI
  2. Melek Gürgen Kombiniyle Herkesi Nasıl Şaşırttı!
  3. Yalanlarıyla fenomen olan Yarışmacı Sima Şerafettinova'dan OLAY 2 Gafı
  4. boga burcunu elde etmek için ufak tavsiye
  5. BAŞAK BURCUNU ETKİLEMENİN YOLLARI
  6. İSTEDİĞİNİZ HER ŞEYİ ELDE EDİN! NASIL?
  7. KAFES - Pet Türkçe Dublaj İzle HD 720P Korku, Gerilim Filmi 2020
  8. Zafer Akıncı, kadınları ikna etme yöntemlerini anlattı
  9. evli bir kadını aşık etme büyüsü
  10. Yay Kadınları Nasıl Olur?

evli bir kadını aşık etme büyüsü Medyum Olcay. Loading... Unsubscribe from Medyum Olcay? ... Güzel Kadınları Elde Etme Sanatı - Duration: 6:44. Harikasın 70,645 views. Nerede, nasıl giyinilir en iyi ben bilirim iddiasında bulunan yarışmacılar Türkiye’nin en tarz kadını ünvanını elde etmek için kıyasıya yarışıyor. Yay kadınları hakkında ne biliyorsanız unutun. Size güncel ve yepyeni bilgiler vermeye çalışacağım. Ayrıca haftalık ve yıllık astroloji yorumlarını takip etm... Nereye,Nasıl Gıyınılır En Iyı Ben Bılırım Iddıasında Bulunan 13 Bayan Yarışmacı Türkıye’nınen Tarz Kadını Ünvanını Elde Etmek Içın Kıyasıya Yarışıyor. Uyuma şekliniz kişilik tipinizi belirliyor! Zafer Akıncı'dan detaylı anlatım - Duration: 18:49. Hayatta Her Şey Var 1,423,588 views [YENİ YÜKLENEN FİLMLERDEN HABERDAR OLABİLMEK İÇİN KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYINIZ] KAFES - Pet Türkçe Dublaj İzle HD 720P Korku, Gerilim Filmi 2020 Filmler insanların ilişkilerinin ... Koç Kadını ile Koç Erkeği İlişkisi Nasıl Olur? - Duration: 1:57. Moyra 22,478 views. 1:57. Language: English Location: United States Restricted Mode: Off History Help Kanalıma buradan abone olabilirsiniz: https://goo.gl/4BNCW7 Bu videoda size hayatınızda istediğiniz HERHANGİ bir ve HER şeyi nasıl elde edebileceğinizden bahsettim. Söylediklerimi ... Bizi yakından takip etmek için inceleyebilirsiniz! Facebook : ... başak burcu erkeği nasıl tavlanır etkilenir aşık edilir kadınlardan hoşlanır olur elde tutulur sever - Duration: 19:37. Partnerinize sizi sordum/ O nasıl biri, onu seviyormusun? E bir adım atacak mısın? Tarot falı, tarot - Duration: 47:21. Tarot Faslı - Aşk tarot falı 124,323 views